Seçimler ve Sol

Seçimler ve Sol
01.04.2014
Seçimler sözde demokrasinin vazgeçilmezi ve imkânsız taviz verilemezi. Seçimlerde bizler yani halk ne yaparız bu mevzuyu kavramadan seçimleri algılaya bilmek pek de mümkün gözükmüyor. Seçimlerde halk gider oylarını kullanır. Sonra elektrikler kesilir, kavgalar edilir, yanlış tutanaklar yazılır ve sonuçta birileri halkın yöneticileri olurlar.
Devlet Nedir?
Kapitalist bir ülkede Devlet yöneticisi olurlar. Peki kapitalist devlet nedir?
En basit anlamı ile kapitalist devlet. Hakim ( zalim ) sınıfların, mazlum sınıflar üzerindeki baskı aracıdır. Devlet kapitalist olduğu müddetçe bizim için durum her zaman aynı olacaktır. Bizler mazlum olduğumuz için devletin o ağır yükü her zaman belimize binen bir başka yük olacak.
Devlet burjuvayı koruyan bir makam olarak görkemini her noktada bize gösterecek. Bir eylem yapmaya kalkacaksın devletin güvenliğimizi tahsisi için verdiği polis gelecek bizlerin kafasını gözünü yaracak ve ufacık canlarımızı söküp bizlerin yanından alacak.
O halde devleti tanımlarken kapitalizme hizmet eden bir organ olarak tanımlamak çok da yanlış olmamaktadır. O halde bizim kullandığımız oylar ve ya daha geniş manada seçimler bu devletin çeşitli organlarının hangi faşist güç tarafından kontrol edileceğinden farklı bir tutum olmayacaktır.
Peki, Seçimlere Bakış Nasıl Olmalı
Seçimlere bu açıdan bakıldığında biz devrimcilerin seçimlere tama etmesi ve ne varsa sandıkta var demesi gibi bir şey söz konusu değildir. O halde seçimlere nasıl bakılmalıdır. Seçimler sadece bir devrimci sürecin çeşitli aşamalarından birisidir. Yani nihai amaç asla olmamıştır ve olmayacaktır. Seçimle iktidara geldik diyelim sonuç hiçbir zaman değişmeyecek ve sadece demokratik yollar ile devrim asla vukuu bulmayacaktır.
O halde seçimler bizler için sadece örgütleme alanları olacaktır. Bir devrim üç ana temel üzerinde inşa edilir bunlardan ilki politik temeldir. Politik temel çeşitli örgütlenme çalışmalarının legal illegal tüm alanlarda yürütülmesi ile olacak bir durumdur. İdeolojik temel ikinci temeldir. İdeolojik temel ise bizim Marksim ve Leninizm diye aldığımız yüce ideolojidir. İdeolojik temel onun ilkelerine bağlı kalarak fakat tabulaştırmadan günün koşullarına uyarlamakla mümkündür. Diğer temel ise askeri mesnettir ve bu bir devrimin olmazsa olmazıdır.
Seçimlere bu açıdan bakıldığında seçimler bizler için sadece politik örgütlenme alanlarıdır. Seçimler bizim için eylem alanları gibi isteklerimizi duyurduğumuz alanlardır.
Bu nedenle asla parlamentarizme bel bağlanmamalı ve devrim umutları asla askıya alınmamalıdır.
Devrim er ya da geç gerçekleşecektir.
Biz devrimcilere düşen görev ise bu gerçekleşecek olan devrimin tarihini önlere çekmektir. Safları sıklaştırmaktır.
Safları sıklaştırmalıyız.
Çünkü bu kavga faşizme karşı
Bu kavga özgürlük ve hürriyet kavgası.